BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
https://buranadergisi.com/index.php/pub
<p>BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi (ISSN: 2980-2873), 2022'de kurulmuş ve 2023'te yayın hayatına başlamış bilimsel, uluslararası, hakemli, elektronik bir dergidir.</p> <p><strong>Amaç <br /></strong>BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi, Türk dünyasının dil, tarih, edebiyat ve kültür alanlarında nitelikli, özgün, bilimsel ve etik kurallara uygun yayınlar yapmayı, açık erişim politikası ile bilim dünyasına katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu anlamda hem ulusal hem de uluslararası alanda hazırlanmış Türk toplulukları hakkındaki akademik çalışmalar kabul edilmektedir.</p> <p><strong>Kapsam<br /></strong>BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi, farklı Türk topluluklarının Türkoloji alanındaki nitelikli, bilimsel çalışmalarını yayımlamayı amaçlamakla birlikte sosyal bilimlerin diğer alanlarıyla da yakın ilişki içerisindedir. Dergi, Türkoloji ile bağlantılı olan sosyal bilimlerin diğer alanlarındaki <em>Araştırma, Derleme, Çeviri, Kitap Tanıtımı, Olgu Sunumu</em> gibi makalelere yer vermektedir.</p> <p><strong>Yayın Tarihleri<br /></strong>2023 yılından itibaren 30 Haziran ve 30 Aralık’ta yayım yapacak olan derginin Haziran sayısı için makale son kabul tarihi 1 Mayıs, Aralık sayısı için makale son kabul tarihi 1 Kasım’dır. </p> <p><strong>Yayın Dilleri<br /></strong>BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi; Türkoloji ile ilgili ilmî çalışmaları Türkiye Türkçesi başta olmak üzere diğer Türk lehçeleri (Özbek Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi); İngilizce ve Rusça kabul etmektedir.</p> <p><strong>Konu Kategorisi</strong><br />Sosyal Bilimler: Kültür<br />Beşeri Bilimler: Dil, Edebiyat, Tarih <br /><strong>Anahtar Kelimeler</strong><br />Dil, Edebiyat, Kültür, Tarih</p> <p> </p>tr-TRBURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi2980-2873İslam Kültür ve Medeniyetinin Gelişiminde Dil ve Edebiyatın Rolü: Türk Edebiyatına Genel Bir Bakış
https://buranadergisi.com/index.php/pub/article/view/57
<p>Kültür ve medeniyet, toplumsal yaşamın özünü oluşturan kavramlardır. Kültür, bireyin içsel olgunlaşmasını sağlarken medeniyet bireydeki dışsal gelişimi şekillendirmekte, bireye bir kimlik kazanmaktadır. İslam kültür ve medeniyeti de geçmişten günümüze sözlü ve yazılı kültür yoluyla nesilden nesile aktarılarak gelmiş hem toplumların hem de bireyin özünü oluşturmuştur. Türklerin İslamiyet’i kabulüyle edebî anlatılar içerisinde Allah, peygamber ve ahiret gibi kelimelere yer verilmeye başlanmış, Türk-İslam kültür ve medeniyeti şekillenmeye başlamıştır. Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig, Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügat’it-Türk, Edip Ahmet Yükneki’nin Atabetü’l Hakayık ve Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet eserleri İslami düşünce etrafında kaleme alınmış ilk Türkçe eserlerdendir. İlk İslami eserler olarak ifade edilen bu temel kitapların başlıca özelliği İslami düşüncenin Türk dili ve kültürüyle birleşerek ortaya çıkmış eserler olmalarıdır. Ayrıca bu eserlerin yazılış itibarıyla dinî ve ahlaki unsurları barındırması, öğretici bir üslupla yazılmaları ve geçiş dönem eserleri olmaları İslam kültür ve medeniyetine dil, kimlik üzerinden bakılmasına olanak sağlamaktadır. İslam kültür ve medeniyetinin temelinde Kur’an-ı Kerim ve hadisler bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim’in okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiş olması dil ve edebiyatın önemini ortaya çıkarmaktadır. Türk edebiyatı içerisinde birçok şair ve yazar, eserlerinde İslam dinini yarınlara taşıyacak söylemlere yer vererek bir kültür ve medeniyet taşıyıcısı konumuna gelmişlerdir. Bu şairlerden Yunus Emre, Mevlânâ, Fuzulî, Bâkî, Şeyh Gâlib, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç’tur. Şairler şiirlerinde Allah, Hz. Muhammed, Kur’an-ı Kerim ve hadislerden bahsetmişler. İslam kültür, medeniyetini İslami söylem ve edebî eser çerçevesinde ortaya koymuşlardır. Çalışma adı geçen şairlerin düşüncelerinden hareketle İslam kültür ve medeniyetinin gelişip şekillenmesinde dil ve edebiyatın rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır.</p>Mehmet EREN
Telif Hakkı (c) 2026 BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-302025-12-3032496210.5281/zenodo.18110205Bilge Kağan ve Kül Tigin Yazıtlarında Türkçe ve Çince Bölümlerin İçerik ve Üslup Açısından Değerlendirilmesi
https://buranadergisi.com/index.php/pub/article/view/58
<p>Göktürk Yazıtları, Türk yazı tarihinin miladı olarak kabul edilir. Yazıtlar, 8. yüzyıldan günümüze ışık tutmaktadır. Göktürk Yazıtları, sadece Türklerin yazı kullandıklarının ilk ispatı olmakla kalmayıp, Türk devlet yapısını, yönetim anlayışını, kültürünü, başka toplumlarla olan ilişkisini, tarihini vb. birçok yönünü ortaya koymuştur. Göktürk Yazıtlarından daha eski tarihlere ait bazı yazıtlar bulunmuş olmakla birlikte, bulunan bu yazıtların içerikleri olarak Göktürk Yazıtları kadar kapsamlı değildir.</p> <p>Bu çalışmada yazıtların daha önce değerlendirilmeyen bir yönü ele alınacaktır. Çalışmada öncelikli olarak, “Yazıtlarda Türkçenin yanında neden Çince kullanılmıştır?” sorusuna cevap aranmıştır. Bu sorunun cevabı aranırken, Göktürk Yazıtlarının dikildiği dönemdeki Türk-Çin ilişkileri; bu dönemin öncesi ve sonrasını kapsayacak biçimde bölgede Türkçe ve Çincenin kullanımı; yazıt dikme geleneğinin kökeni, bu çalışmada, Türklerde yazıt dikme geleneği ile yazıtlarda yer alan Türkçe ve Çince metinler incelenmiştir. Çalışmanın ortaya çıkmasında belirleyici olan temel etken; yazıtların Türkçe metinlerinde gelecek kuşaklara, diğer unsurların yanı sıra, ‘Çinlilere güvenilmemesi’ yönünde uyarılarda bulunulurken, aynı yazıtların Çince metinlerinde Çin imparatorunun Türklerle dostane ilişkiler içinde olduğunu vurgulayan söylemlere yer verilmesidir. Bu çelişkili görünüm, Türklerin Çinlilere yönelik olumsuz bir bakışa sahip olmalarına rağmen, yazıtlarda Çince metinlerin bulunmasına neden müsaade ettikleri sorusunu gündeme getirmektedir. Yazıtların dikildiği dönem sosyal, askerî ve siyasî açıdan değerlendirildiğinde bu duruma dair mantıklı açıklamalar mevcuttur. Bu çalışma, söz konusu soruya çok yönlü bir değerlendirme ile cevap vermeyi amaçlamaktadır.</p>Fatih ÇELİK
Telif Hakkı (c) 2026 BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-302025-12-3032637610.5281/zenodo.18110168Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Kamerunlu Öğrencilerin Türkiye’ye ve Türkçeye Yönelik Görüşleri
https://buranadergisi.com/index.php/pub/article/view/55
<p>Günümüzde Türkiye Türkçesi Türkiye'de ve geniş bir alanda konuşulmasından dolayı yabancılar tarafından öğrenilmesi tercih edilen diller arasında yer almaktadır. Türkiye’de okuyan yabancı öğrenci sayısının her geçen yıl artması Türkçenin yayınlaşmasının en önemli sebeplerindendir. Türkiye'de otuz yıl öncesine kadar yabancı dil olarak Türkçe eğitimi üniversiteler bünyesinde açılan Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezleri, konsolosluk ve büyükelçilik kursları ile sınırlıyken bugün Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezlerinde, Türkiye Maarif Vakfı okullarında, üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde, Türk sivil toplum kuruluşları tarafından açılan okullarda ve eğitim kurumlarında, Türkçe yabancı dil olarak öğretilmektedir. Son yıllarda Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmeye başlandığı ülkelerden biri de Kamerun Cumhuriyeti’dir. Kamerun’da Türkçe Türkiye Maarif Vakfı okullarında ve 2021 yılında Türkiye Maarif Vakfı ve Yaounde II Üniversitesi arasında imzalanan protokol ile faaliyete başlayan Maarif Türkiye Araştırmaları Merkezinde öğretilmektedir. Maarif Türkiye Araştırmaları Merkezi Kamerun’da yetişkinlere yönelik Türkçe kursları düzenleyen tek merkezdir. Merkezde Türkçe öğretiminin yanı sıra Türkiye’nin ve Türk kültürünün tanıtılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Kamerun’da Türkçe derslerine ilgi her geçen gün artmaktadır. Çalışmada Kamerun Yaounde II Üniversitesi Maarif Türkiye Araştırmaları Merkezinde Türkçe öğrenen Kamerunlu öğrencilerin Türkçeye ve Türkiye’ye karşı görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu Kamerun Yaounde II Üniversitesi Maarif Türkiye Araştırmaları Merkezinde Türkçe öğrenen 65 öğrenci oluşturmaktadır. Yazıda nitel araştırma yöntemlerinden için analizi yöntemi kullanılmıştır. Veriler Google Formlar aracılığı ile elde edilmiştir.</p>Fatma HOŞCA
Telif Hakkı (c) 2026 BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-302025-12-3032778510.5281/zenodo.18110219İstiklal Marşı’nın Söylemine Dair Öğretmen Adaylarının Farkındalık Düzeyi
https://buranadergisi.com/index.php/pub/article/view/59
<p>İstiklal Marşı, Türk milletinin istiklal mücadelesini simgeleyen, tarihsel, kültürel ve toplumsal bağlamda derin anlamlar barındıran bir metindir. Ulusal kimliğin oluşumunda ve millî birlik bilincinin güçlendirilmesinde önemli bir işlevi olan bu marş, yalnızca törensel bir ritüel olarak değil, aynı zamanda değer aktarımı açısından da önemli bir eğitim aracıdır. Bu metin, şüphesiz bir mesaja, bir söyleme sahiptir; ancak eğitim kurumları başta olmak üzere icra edildiği mekanlarda metnin söyleminin ne düzeyde anlaşıldığının ortaya konulması metnin söylem değeri açısından önemlidir. Özellikle öğretmenlerin bu konudaki farkındalık düzeyini tespit etmeye çalışmak daha değerlidir; zira öğretmenler, millî değerlerin taşıyıcısı ve aktarıcısı rolündedir.</p> <p>Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının İstiklal Marşı’nın söylemine ilişkin farkındalık düzeylerini belirlemek; söylem, anlam ve duygusal aktarım bağlamında bu farkındalığın nasıl şekillendiğini analiz etmektir. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması (case study) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, öğretmen adaylarının İstiklal Marşı’nın söylemini ne düzeyde anladıklarını belirlemeye yönelik olarak sorulan açık uçlu bir soru üzerinden toplanmıştır. Toplanan veriler, nitel içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.</p> <p>Elde edilen verilere göre öğretmen adayları İstiklal Marşı’nın söylemine dair temaları ortalamanın altında algılayabilmiş; özellikle bazı temalarda ortalamanın oldukça altında kalmışlardır. Katılımcıların, İstiklal Marşı’nın söylemini bütünlüklü olarak algılama ve ifade etme bakımından son derece zayıf kaldığı söylenebilir.</p> <p>Çalışma, öğretmen adaylarının Türkiye Cumhuriyeti’nin millî marşımız olan ve çokça okunan İstiklal Marşı’nın söylemine dair farkındalık düzeyini ortaya koyacak olması, İstiklal Marşı’nın aktarmak istediği söyleme dair bir çerçeve çizecek olması, algılanan söylem ile gerçekte var olan söylemin örtüşme derecesini ortaya koyacak olması bakımından değerlidir.</p>Ünal ALDEMİR
Telif Hakkı (c) 2026 BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-302025-12-3032869810.5281/zenodo.18110229