Orta Asya Bozkırı Nasıl Oyun Alanı Olur?: Adilkhan Yerzhanov’un Sarı Kedi Filmi
Bu çalışma, Türkiye’deki sinema literatüründe diğer ulusal ya da bölgesel sinemalar kadar derinlemesine konumlandırılmayan ve genellikle “Sovyet Sonrası”, “Türk…
Eski Türkçede (Orh., EUyg.) güç yeterliği/ihtimal bildiren tasvir fiili olarak, kendisinden önce bir zarf-fiil ekiyle ( -I / -U , -gAlI ) birlikte, u- ‘yapabilmek, gücü yetmek, muktedir olmak’, bol- ‘olmak’ / boltuk- ve bil- ‘bilmek’ fiillerinin kullanıldığı bilinmektedir: artat-ı u- ‘bozabilmek, yıkabilmek’, bol-galı u- ‘olabilmek’, ėtin-ü u-ma- ‘kendine çeki düzen verememek, örgütlenememek’; ör-ü bol-ma- ‘ayağa kalkamamak, bil-geli bol-ma- ‘bilememek’, tüpker-geli bol-ma- ‘araştırılamamak, temellendirilememek’; kör-ü bil- ‘görebilmek (itaat edebilmek)’. Söz konusu tasvir fiillerinden u- , 11. yüzyılda kendisinden önceki -U zarf-fiil ekiyle kaynaşıp ekleşerek -U- ve -UmA- (olumsuz) şeklini almıştır: ögret-üme- ‘öğretememek’ < * ögret-ü u-ma- , teg-üme- ‘dokunamamak, temas edememek’ < * teg-ü u-ma- , bul-uma- ‘bulamamak, elde edememek’ < * bul-u u-ma- , bil-üme- ‘bilememek, tanıyamamak’, ėt(i)n-üme- ‘düzenleyememek, düzene sokamamak’, yė-y-üme- ‘yiyememek’; tapnuġaymen < * tap(ı)n-u u-ġaymen , baruġay < * bar-u u-ġay , ėtügey < * ėt-ü u-ġay vb. Bil- fiili ise Eski Türkçede daha seyrek bir kullanıma sahipken 11. yüzyılda gerek olumlu gerekse olumsuz yapılarda daha yaygın bir kullanım alanı bulmuştur: aç-a bil- ‘anlayabilmek, idrak edebilmek’, aḏ(ı)r-a bil- ‘ayırabilmek’, kör-ü bil- ‘tecrübe edebilmek, yaşayabilmek’, ögren-ü bil- ‘öğrenebilmek’, seç-e bil- ‘seçebilmek, ayırabilmek’, sözle-y-ü bil- ‘söyleyebilmek’, tut-a bil- ‘tutabilmek’ vb. Eski Türkçedeki -gAlI bol- yapısı ise 11. yüzyılda yerini -sA bol- yapısına bırakmıştır. Söz konusu yapının Kutadgu Bilig’deki şu örnekleri tasvir edilmeye çalışılmıştır: al-sa bol- ‘alabilmek, fethedebilmek’, bėr-se bol- ‘verebilmek’, bil-se bol- ‘bilebilmek’, büt-se bol- ‘tatmin olmak, bel bağlamak’, ėlet-se bol- ‘götürebilmek’, ėt-se bol- ‘düzenleyebilmek’, ıḏ-sa bol- ‘gönderebilmek, görevlendirebilmek’, ınan-sa bol- ‘inanabilmek, güvenebilmek’, iş ḳıl-sa bol- ‘iş yapabilmek’, kizle-se bol- ‘gizleyebilmek’, sa-sa bol- ‘sayılabilmek’, sür-se bol- ‘elinde tutabilmek, hüküm sürebilmek’, teg-se bol- ‘ulaşabilmek’, tė-se bol- ‘denilebilmek’, tut-sa bol- ‘tutabilmek, yakalayabilmek’, yaḳın tut-sa bol- ‘yakın tutabilmek’, yanut ḳıl-sa bol- ‘karşılık verebilmek, ödeyebilmek’, yet-se bol- ‘yetebilmek’.
Bu çalışma açık lisanslıdır — yazarlara ve dergiye atıfla serbestçe paylaşıp uyarlayabilirsiniz. Lisans koşullarını incele ↗
Telif Hakkı (c) 2023 BURANA - Türkoloji Araştırmaları Dergisi
Bu çalışma, Türkiye’deki sinema literatüründe diğer ulusal ya da bölgesel sinemalar kadar derinlemesine konumlandırılmayan ve genellikle “Sovyet Sonrası”, “Türk…
İran’ın hemen her bölgesinde Türk toplulukları bulunmaktadır. Türk topluluklarının bölgelerinden biri de Hemedan, Merkezi, Kum ve Kazvin gibi eyaletleri içine alan…
Sözlü kültür geleneğinin icrasını sürdürdüğü dönemlerde anlatıcı rolünde yetişen kişiler, hitap ettikleri kitlelere uygun olarak anonim halk edebiyatının nesir…
Bu makale için ayrıca gelişmiş bir benzerlik araması başlat yapabilirsiniz.